Faydalı BilgilerGoogle Seo

Sevmekten Vazgeçme’nin Yolları

Sevmekten'de vazgeçilir...

Sevmek nede güzel bir kelime aslında. Sevmeyi bilmek,sevilmeyi hissetmek… Bunu insanlara söyleyebilmek ve söyletebilmek.

Hayat şartları ne olursa olsun, insan ne yaşarsa yaşasın kalbi var olduğu sürece her daim ”sevme” ihtimali var. İhtimal diyorum, çünkü öyle zamanlarda öyle şeyler yaşar olduk ki insan insan da sevmeyi bırakın vicdan arar oldu.

Birini sevidiğinizi ele alalım, siz seviyorsunuz lakin karşı taraftan aynı sevgiyi alamıyor, yada yetinemiyorsunuz. Ve bir gün oturup kara kara artık onu sevmekten vazgeçmenin yollarını düşünür olmuşsunuz. Sebepleriniz çok…

Biriktirmişsiniz ve artık o bardak dolmuş. Yaptıklarınız dan pişman da değilsiniz, ama artık yapacaklarınız konusunda pek emin değilseniz, karşıklı zararlar almadan bu işe bir nokta koymanın zamanı geldiğini düşünüyorsunuz.

Herşey buraya kadar normal ama peki ya bunu kendinize nasıl yapacaksınız?

Yani içinizdeki bu seslere vereceğiniz cevap sizi ne kadar mutlu edecek yada ne kadar doğru yola sürükleyecek emin misiniz?

Bir yerlerden başlayıp içiniz de kalan ve asla pişman olmadığınız sevginizi artık karşı tarafa sunmak yerine, biraz kendiniz için değerlendirmelisiniz. Bunu bir kaç tavsiye ile sizlerle paylaşacağım. Çok fazla hırslanmamalısınız öncelikle. Yani bir an önce ”bu sevgiyi içimden söküp atmalıyım” düşüncesine kapılmayın. Çünkü bu durum tam tersine dönebilir ve farkında olmadan o kişiye hırs yapıp daha da fazla bağlanabilirsiniz. Olayları ve gönlünüzü akışına bırakın. Öncelikli olarak ona tahammül etmeyi öğrenin. Yaptıklarına, yapacaklarına, ilgisizliğine ve hatta sevgisizliğine… Kabullenmekle başlayın herşeye. Nasıl ki bir hasta, hastalığını kabullenir ise onunla mücadele etme şekli daha kuvvetli oluyor,bunu örnek edinin kendinize. Kendinize onun dünyanın merkezi olmadığını ispat edin. Onunla var olmadınız, onsuzda ölmezsiniz. Ondan önce de bir hayatınız vardı ve ondan sonra da olacaktır.

Kendinize bolca vakit ayırın ama bu vakit klasik depresyon vakaaları gibi hemen alışverişe gitmek yada kuaförde zaman harcamak gibi olmamalı. Kendinizi değerli hissetmeniz sadece gününüzü geçirmekle gerekmiyor, çünkü siz zaten çok değerlisiniz. Kendinizi ödüllendirecek şeyler yapın, örneğin hiç tiyatroya gitmediyseniz bir tiyatroya gidin, yada yeni vizyona girmiş bir film olabilir. Sık sık arkadaşlarınız ile görüşün, ama bu görüşmeler dert yakınma gibi olmamalı. Yani hayatınız daki o kişiyi şikayet etmek amaçlı toplantılar yerine, hoş sohbet edebileceğiniz konular konuşmalısınız. Böyle durumlarda imdada yetişen en önemli faktör unutmayın ki arkadaşlıktır.

Bazı kontrolleri elinizden bırakın aksın suya, hayat koca bir denizdir aslında siz kayığınızı nereye sürerseniz o oraya gidecektir. Bazen dalgalanır ve rotanız şaşabilir ama varacağınız nokta eğer isterseniz, istediğiniz liman olacaktır. O kişiyi biraz gözardı etmeyi öğrenin, nasıl ki yeri geliyor o size siz yokmuşsunuz gibi davranabiliyor ise sizde aynısını yapın, inanın bu çok iyi gelecektir. Örneğin evlisiniz, yada aynı evde yaşıyorsunuz, mecburiyetleriniz var,çamaşır bulaşık ütü hatta çocuklarınız… Onunda sorumlulukları var,çalışmak ve para kazanmak geçiminizi sağlamak gibi… Ama unutmayın başta ne dedik hayat şartları ne olursa olsun insan var olduğu ve kalbi attığı sürece sevme ihtimali vardır. Yani onun çalışıyor olması vs. bunlar size göstericeği bir parçacık ilgi yada sevginin göstermeme bahanesi olamaz. Bunu kabul etmeyin boyun bükmeyin.

İnsan her koşulda sevgi ve saygı sözü ile dünya evine giriyor. E nerde bunun koşulu öyleyse…

Diğer bir konu kıskançlık…

Kıskançlığı bırakın artık. O insanı gözden çıkarttıysanız, sevmekten vazgeçme çabalarındaysanız bırakın ne hali varsa görsün. Bırakın kime isterse gitsin. Bırakın sizsiz nerde mutluysa orda olsun. Unutmayın o bugün mutlu olur siz hergün…

Sevmekten vazgeçmekde mümkündür arkadaşlar. Eğer karşınızda ki kişi sizi ve sevginizi haketmiyor ise onu sevmekten vazgeçin, ve unutmayın ki bir yerlerde sizin sevginizi bekleyen  ve sizi çok daha fazla seven mutlaka birisi vardır. O benim kaderim gibi düşüncelere girmeyin, hayat ne getirir bilemezsiniz. Günlerce göz yaşı döktüğünüz insanları bir hatırlayın, şimdi çoğunun adını dahi bilmiyor olabilirsiniz.

Kendinizi sürekli motive edin, eğer bayan iseniz, kendinize hedefler koyun, iyi bir kariyer olsun, istediğiniz bir araba ev eşya… Bir hedefiniz olsun ve o hedefe yoğunlaşarak yaşamın tadını çıkartmaya bakın. Kendinizi bir odaya hapsedip, kurmaktan vazgeçin. Ne kadar düşünürseniz düşünün, eyleme geçmediği sürece size baş ağrısı olarak geri dönecektir. Harakete geçin, Kendinizi Seçin…!

Unutmayın kadınlar

Siz Bir Mecburiyet Değilsiniz…

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Şimal Dayak

Kendini bildi bileli yazar, bu yazar...

Yazarın Diğer Paylaşımları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Ayrıca Bunada Göz Atabilirsiniz

Close
Close